ugur's profileuĞur's spacePhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    March 16

    .............ask ve cılgınlık.............


    ......................ASK VE CILGINLIK................................

              Uzun zaman önce, dünya yaratılmadan ve insanlar dünyaya ayak

         basmadan önce, iyi huylar ve  kötü  huylar  ne  yapacaklarını bilemez

         halde dolanıyorlarmış.Bir  gün toplanmışlar, her zamankinden daha sıkkın

         oturuyorlarken Saflık ortaya bir fikir atmış: “ Neden saklambaç oynamıyoruz?”

         Hepsi bu fikri beğenmiş ve hemen Çılgınlık bağırmış:

            “Benebe olmak istiyorum!!!”

         başka hiç kimse Çılgınlık’ı arayacak kadar çıldırmadığı için, Çılgınlık bir ağaca

         yaslanmış ve saymaya başlamış…1,2,3… Çılgınlık saydıkça iyi huylarla kötü

         huylar saklanacak yer aramışlar. Şefkat ayın boynuzuna asılmış, İhanet çöp

         yığınının içine girmiş, Sevgi bulutların arasına kıvrılmış, Yalan bir taşın altına

         saklanacağını söylemiş ama yalan söylemiş çünkü gölün dibine saklanmış,

         Tutku dünyanın merkezine gitmiş, Hırs bir çuvalın içine girerken çuvalı yırtmış…

         Ve Çılgınlık saymaya devam etmiş 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83… Aşk’ın dışında,

         bütün iyi ve kötü huylar o ana kadar zaten saklanmış. Aşk kararsız olduğu için

         nereye saklanacağını bilmiyormuş. Bu bizi şaşırtmamalı çünkü hepimiz Aşk’ı

         saklamanın ne kadar zor olduğunu biliriz. Çılgınlık 95, 96, 97… ye gelmiş ve

         100’e vardığı an, Aşk güllerin arasına girmiş ve saklanmış. Çılgınlık bağırmış: “

         Sağım solum sobedir,geliyorum!” Arkasına döndüğünde ilk Tembellik’i görmüş,

         o ayaktaymış çünkü saklanacak enerjisi yokmuş. Sonra Şefkat’i ayın

         boynuzunda görmüş ve İhanet’i çöplerin arasında, Sevgi’yi bulutların arasında,

         Yalan’ı gölün dibinde ve Tutku’yu dünyanın merkezinde, hepsini birer birer

         bulmuş, biri hariç. Çılgınlık umutsuzluğa kapılmış, en son saklı olanı

         bulamamış. Derken Haset, Aşk’ın bulunamamasından haset duyarak, Çılgınlık’ın

         kulağına fısıldamış: “Aşk’ı bulamıyorsun, o güllerin arasında.” Ve Çılgınlık

         çatal şeklinde bir sopa almış, güllerin arasına çılgınca saplamış, ta ki yürek

         burkan bir haykırma onu durdurana kadar. Haykırıştan sonra Aşk, elleriyle

         yüzünü kapayarak ortaya çıkmış. Parmaklarının arasından iki sicim

         kan akıyormuş, gözlerinden. Çılgınlık, Aşk’ı bulmak için heyecandan Aşk’ın

         gözlerini kör etmiş. “ Ne yaptım ben? Ne yaptım ben?” diye bağırmış. “Seni kör

         ettim. Nasıl onarabilirim?” Aşk cevap vermiş: “ Gözlerimi geri veremezsin ama

         benim kılavuzum olabilirsin.

           ” O GÜNDEN BERİ, AŞKIN GÖZÜ KÖRDÜR VE ÇILGINLIK

                               HER ZAMAN ONUN YANINDADIR!!!......................

     
    March 15

    clock

     
     
    February 23

    OLGUN ELMALAR HER ZAMAN AGACIN EN UST DALLARINDA YETISIR

              Siz siz olun her zamn olgun elma olun.Çunku olgun elmalar her zamn agacın EN 

       ust dallarında,en tepesındedr.Onlara her onune gelen ulasamadıgı için her gecen gun daha da

       olgunlasırlar...Bı gun olgun bı elmaya denk gelırsın ulasmaya calısırsın dusersın.Eger azımlıysen 

       tekrar denersın bı daha yakalayamz kayar dusersın.Bı daha bı daha derken azmın,sabrın getrdıgı

       bı hedıye mısalı o olgun  elmaya  dokunursun,ulasırsın ama bu sefer  de  koparmaya kıyamassın.

       Çunku cok zahmet gostermıs,çok ugrasmıssındr.Ama o benm artık koparmalıyım dıye koparırsın.

       Bu seferde ısırmaya,tadına  bakmaya kıyamassın ole kala  kalırsın  bakar  bakar  durursun.Sonra 

       ısırmalıyım bu guzel olgun elmanın tadına bakmalıyım der o hırsla ısırırsın.Tadı o kadar guzel dir kı

       ole hosuna gıder kı bı seferde bıtrmek ıstemessn.Kenara koyar yrn,ertesıgun,ondn sonra kı gunde

       tadına bakmak ıstersın.Bu seferde o guzelım elma kenarda dura dura solmus,yenmez hale gelmıs 

       yıpranmısıtr.Ama ona ulasmak ıcın o  kadar  cok ugrasmıssındr  kı  Çope atmaya bıle  kıyamassın.

       Ama curuk elmalar her zamn  agacın  altında yerlerde,ayak altında dolanırlar.Çunku onları agac bıle

       ıstemez goruntusunu bozuo dıe.Ayagına bı tane takılır elını uzatsan senİndr hıc ugrasmassın.Aldn dıe

       de kımse sana nıe  aldın  bırak o  bnm  dı demez bıle.OOh be ne kadar kolay oldu dersın avutursun

       kendını.Ama bı ısırırsın kı acı,eksı,curuk kokan bı tat.Tovbe edersın bı daha curuk elma mı  hayatta

       yemem dersın.Elmalardan sogur nefret edersın.

                   İşte kızları ben bır elmaya benzetıorum.İçlerınde kolay ulasılan,ayak altında dolasan,ezık,ekşi,

       acı tat veren çürük elmalarda var ama agacın en ust dallarında onları koparmak ıcın  ugras  vercek;o

       kendını agacın en ust dallarında olgunlastırırken bekledıgı gunlerın degerını bılecek,ona kıyamıycak,deger

       verıcek,tadına bı kerekte bakıpta atıcak bı sahıp deıl yavas yavas bakıcak sakınarak yıycek sahıbını

        bekleyen olgun elmalarda var.....

                     Siz siz olun her zamn olgun elma olun.Elbet bı gun bırılerı sızın ıcın ugras gostırecektr.Baktın

         gosteren yok o zamAnda agacın yanından gecenler sunu dıycek

                      : Way be elmalara bak masallah.Sahıbı ne guzel yetıstrmıs bakmıs helal olsun....

      
    February 08

    hayatta kararlar bırer kıbrıttır

       HAYATTA KARARLAR BIRER KIBRITTIR

     Adamin biri

     Bilge bir kral olmakla un salmis olan Kralin yanina gider.

     Krala sunu sorar

     'Efendim soyleyin bana hayatta ozgurluk var midir? '

     Kral 'Elbette' der, 'Kac bacagin var senin? '

     Adam soruya sasirarak 'Iki efendim' der.

     Kral 'Pekala, tek bacaginin ustunde durabilir misin? '

     'Elbette' diye cevap verir Adam.

     Kral 'O halde hangi bacagin ustunde duracagina karar ver'.

     Adam biraz dusunur ve Sol bacagi ustunde durmaya karar verir.

     'Tamam' der kral 'Simdi de oteki bacagini kaldir.'

     Adam sasirir 'Bu imkansiz kralim' der.

     'Gordun mu? ' der kral ' Ozgurluk budur.

     Sadece ilk karari almakta ozgursun.

     Ondan sonrasinda degil.'

     Tiziano Terzani'nin "Atlikarincada Bir Tur Daha" adli kitabinda

     Okudugum bu kucuk oyku yillardir tartisilan ozgurluk kavrami

     Uzerinde bir kez daha dusunmeme yol acti.

     Hayat gercekten boyleydi.

     Ilk karari aliyordun ve gerisi o ilk karara bagli olarak g erceklesiyordu.

     Hayat hata Kabul etmiyordu. Ilk kararin dogruysa isler yolunda gidiyordu

     AMA eger yanlis bir karar aldiysan, Hersey zincirleme yanlis gidiyordu.

     Mesela meslegini secerken...

     Hasbelkader, iyi dusunmeden, yeteneklerinin farkinda olmaksizin

     Bir meslek sectiginde omur boyu isini zorla yapmaya

     Mahkum oluyordun.

     Isinin basindayken baska bir is yapmayi ozluyordun.

     Ama biliyordun ki; ozgurlugunu kullanmis ilk karari vermistin ve

     Yeniden baslama cesaretin yoktu.

     Bazi insanlar vardi hayatta...

     Onlar ise her seyi ardlarinda birakip yeniden baslayacak kadar

     Cesurlardi. Ama sen onlardan biri olamiyordun.

     Bunca emek bunca calismayi sanki copmus gibi bir cirpida

     Ativeremiyordun.

     Oysa goz ardi ettigin bir sey vardi. Hayat cok kisaydi

     Ve mutsuz oldugun islerle zaman oldurmek

     Ayni zamanda ruhunu oldurmekle es anlamliydi.

     Evlilik konusunda da iyi karar vermek gerekiyordu.

     Yanlis bir karar ayni evde yasayan iki dusman yaratabilirdi.

     Ask zorunluluga donusebilir ve hayatini cehenneme cevirebilirdi.

     Ilk karari aliyordun, bu konuda ozgurdun

     AMA devaminda senin kararina bagli olmayan

     Pek cok sey gerceklesiyordu.

       Hayat kararlardan ibaretti ve kararlar birer kibritti.

     Dogru yerde ateslediginde seni isitacak ates,

     Corbani kaynatacak ates oluyordu,

     Yanlis yerde atesledigin vakit ise

     Icinde bulundugun evle birlikte seni de yakiyordu.

    Hayat oyle basite alinacak bir oyun degildi.

     Oyunun kurallarini bilmen ve ona gore oynaman gerekiyordu.

     Ama cogu zaman oyunun kurallarini bilmek yetmiyordu.

     Cok daha onemli olan baska bir sey vardi.

     Kendini bilmek...

     Ne istedigini, neyin seni mutlu edecegini ve Kim oldugunu,

     Neler yapabilecegini bilmek zorundaydin.

     Ancak o zaman dogru kararlar veriyor ve

     Mutlu bir hayata sahip oluyordun.

     Ve kararlar birer kibritti...

     Ya kendini yakiyordun ya DA isitiyordun...